CORONA VİRÜSÜ HIZLA YAYILIYOR, ÇİN’DE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR…


CORONA VİRÜSÜ HIZLA YAYILIYOR, ÇİN’DE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR…

Çin’de hijyen duyarsızlığının yarattığı sorunlar tavan yaptığı için, bu hastalığın daha ciddi boyutlara ulaşmasından endişe ediyorum.

Allah, Çin’de ikamet eden Oğlum ve tüm Türkler başta olmak üzere, Çin’e seyahat eden ve orada yaşayan herkesin yardımcısı olsun.

Türkiye olarak, iş işten geçmeden ivedilikle karantina tedbirleri almamız, direkt ve aktarmalı olarak Çin’den gelen (onlarca havayolu) tüm uçakların yolcularını termal kamera taramasından geçirmemiz şart!

En içten dileklerimle, ölenlerin ailelerine sabır, hastalara şifa diliyor, aşağıdaki haberi ve Pekin Büyükelçiliğimizin konuyla ilgili duyurusunu paylaşıyorum.

Saygı ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
22 Ocak 2020, Taşkent

***
‘Corona’ alarmı! Çin virüsü hızla yayılıyor, ölü sayısı artıyor… Türkiye harekete geçti

Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyayı alarma geçiren corona virüsüyle ilgili soruların ilk muhatabı doktorlar değil, Google oluyor… Tüm dünya arama-motoru Google üzerinden corona virüsünün belirtilerini (semptom), nasıl yayıldığını ve corona virüsünden korunma yollarını araştırıyor. Uluslararası ajanslar ve dünya basını virüsle ilgili haberleri ‘son dakika’ gelişmesi olarak servis ederken, ölü sayısının ise bugün itibarıyla dokuza yükseldiği açıklandı.

Çin’in orta kesimlerinde bulunan Wuhan kentinde aralık ayında patlak veren salgın, tüm dünyanın diken üstünde oturmasına yol açtı. Virüs henüz Türkiye’de görülmedi, ancak dün ABD’ye ulaştı. Yaklaşık 1.4 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’de yeni yıl bu ay sonunda kutlanacak. Dolayısıyla milyonlarca insanın hem yurt içi hem de yurt dışı seyahatleri düzenlemesi bekleniyor. Bu nedenle can almaya hızla devam eden corona virüsünün tüm dünyaya yayılmasından endişe duyuluyor. Virüs şimdiye kadar Çin dışında ABD, Tayland ve Güney Kore’ye yayıldı. Yetkililerin, “2019-nCoV” olarak anılan virüsün insandan insana geçtiğini resmen açıkladı.

CORONA VİRÜSÜ NEDİR?
Corona virüsleri, hayvanlar arasında yaygın olan bir grup virüstür. Nadiren bazı durumlarda, bilim insanları corona virüslerinin “zoonotik” olduğunu belirtiyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merekezi’ne göre; “zoonotik” ifadesi, virüslerin hayvandan insana geçebileceği anlamına geliyor.

CORONA VİRÜSÜ BELİRTİLERİ?
Corona virüsü semptomları şöyle: Burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, muhtemelen baş ağrısı, kesin olmamakla birlikte birkaç gün sürebilecek ateş. Bağışıklık sistemi zayıf olanlar, yaşlılar ve çok gençler için virüsün zatürre ve bronşit gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına yol açma ihtimali bulunuyor. MERS ve Sars gibi ölümcül olabilen ve insana geçen bazı corona virüsleri olduğu biliniyor.

CORONA VİRÜSÜ NASIL YAYILIYOR?
Corona virüsleri insanların hayvanlara temasıyla yayılabiliyor. Virüsün insandan insana geçmesi ise bir kişinin virüsle enfekte olmuş bir kişinin salgısıyla temasıyla gerçekleşiyor.

CORONA VİRÜSÜ TEDAVİSİ
Corona virüslerinin spesifik bir tedavisi bulunmuyor. Çoğu zaman semptomlar kendi kendine geçiyor. Hekimler, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar yazarak semptomatik (belirtilerin giderilmesine yönelik) tedavi uyguluyor. Doktorlar, oda nemlendirici ve sıcak duşun boğaz ağrısına ve öksürüğe iyi geleceğini söylüyor. Hastalanan insanların bol sıvı tüketmesi, mümkün olduğunca dinlenmesi ve uyuması gerekiyor.

TÜRKİYE HAREKETE GEÇTİ
Çin’de ortaya çıkan ‘corona’ virüsünden Türkiye’nin etkilenmemesi için İstanbul Havalimanı’ndaki Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Yetkililer, Çin’den İstanbul’a uçuşu olan hava yolu şirketlerini gerekli önlemleri almaları konusunda uyardı. Öte yandan, THY’nin Çin’den İstanbul’a yaptığı seferlerde şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı öğrenildi. Çin’den İstanbul’a THY’nin yanı sıra Çin Güney Havayolları (China Southern Airlines) ile Sichuan Airlines tarifeli sefer gerçekleştiriyor.

Yazılarım kategorisine gönderildi | CORONA VİRÜSÜ HIZLA YAYILIYOR, ÇİN’DE ÖLÜ SAYISI ARTIYOR… için yorumlar kapalı

TRUMP, ERDOĞAN’A; “CAMBAZA BAK” DİYOR! SAKIN HA!

TRUMP, ERDOĞAN’A; “CAMBAZA BAK” DİYOR! SAKIN HA!

Kasım Süleymani’nin katlinden 5 saat önce yaptıkları telefon görüşmesinde, muhtemelen Trump Erdoğan’a demiştir ki; “Ben seni ve Türkiye’yi çok seviyorum, özellikle Mecidiyeköy’deki Trump Towers’dan bakınca İstanbul daha güzel görünüyor, hele bir de seninle Boğaz’da balık-ayran (!) yaptık mı, oooof of!”

Ne yani? Daha iki gün önce Bağdat’taki ABD Büyükelçiliğine saldırıp, yakıp yıkan o İranlı general için gıkını çıkarmayan Erdoğan’a; “haberin olsun bizim elçiliğin intikamını almak için birazdan ona bir suikast düzenleyeceğiz” demesini mi bekliyordunuz?

Zaten, Erdoğan İran’la birlikte yas tutup ABD’ye saydırınca, Trump da “iyiki ağzımdan kaçırmamışım” demiştir.

Suriye’de Rusya ile birlik olup ABD’nin çanına ot tıkayan şanlı Türk Ordusu, şimdi de Libya’da yine ABD’ye karşı savaşmaya giderken (ben Libya’ya asker göndermemize karşı olsam da, Mehmetçiklerimizin burnu dahi kanamasın diye Allah’ıma yalvarıyorum, gazamız mübarek olsun), Donald efendi suikastin kallavisini bize yaptı ve heybesindeki büyük turpu çıkarıverdi!

Hatırladınız mı? ABD’nin ypg yani pkk’lı it sürüsüne 33 değil, 33.000 (otuzüçbin) TIR dolusu ağır silahlar gönderdiğini bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğrenmiş ve büyük şok yaşamıştık.

İşte o silahların çoğunu emaneten teslim alan ypg, ABD’nin dün bölgeye gönderdiği (şimdilik!) 4.000 askere geri verecek.

Peki neden?

Çünkü ABD’nin asıl niyetinin, Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurmak olduğunu sağır sultan bile biliyor ve ben de sırf Barzani’nin uyduruk referandumu işe yaramadı diye o meşum BOP hedefinden vazgeçtiklerini düşünecek kadar öngörü fukarası değilim!

İşte aynı planı ısıtıp yeniden uygulamaya koydular!

Ankara’nın Erbil’de bir emrivaki ile karşı karşıya kalmaması için bundan sonraki adımlarını çok daha dikkatli atması şarttır!

Tabii ki; “Yurtta sulh, cihanda sulh!” ama, kırmızı çizgilerimize basılmadığı sürece…

Allah korusun, eğer yanılır şaşar da bir Kürt devleti ilan ederlerse, o zaman bizim de hiç tereddütsüz Musul ve Kerkük’ü asıl ait oldukları yere, yani kutsal Vatanımıza ilhak etmemizdir muradım.

Hadi bakalım Sam emice, maçan sıkıyorsa buyur, şah ordaysa mat burda!

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
6 Ocak 2020, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | TRUMP, ERDOĞAN’A; “CAMBAZA BAK” DİYOR! SAKIN HA! için yorumlar kapalı

KIZILCIK ŞERBETİM KALMADI, 2020’de ALIP GELECEĞİM


KIZILCIK ŞERBETİM KALMADI, 2020’de ALIP GELECEĞİM

Hayatımın en zor iki yılını sorarsanız, cevabım 1968 ve 2019 yılları olur.

1968, Eğirdir Kemik Hastalıkları Hastanesi’nde geçirdiğim ağır ameliyat sonrası beni felç eden ve bir haftalık ömrümün kaldığını söyleyerek taburcu eden doktora rağmen, tarifsiz acılar içinde kanserle mücadele ederek geçirdiğim, binlerce iğne yediğim, okula gidemediğim için kazandığım Türkiye Birinciği ve Türkiye Üçüncülüğü haklarımı kullanamadığım, canım Ailemle ve sevdiğim insanlarla helalleşerek ölümü beklediğim, kabus ötesi bir yıl olmuştu.

2019’da ise önce bir kalp krizi, ardından küçük bir operasyon geçirdim, yaşadığım maddi ve manevi zorluklardan kaynaklanan ağır kayıplar ve yakın çevremde yaşanan derin üzüntüler nedeniyle, kan kusarken içtiğim kızılcık şerbeti stoklarım bu yıl çok erken bitti, inanın kabus gibi bir yıldı.

İşte bu yüzden, aylardır, ne ilk göz ağrım olan HARÇLIK’ta yazabildim, ne de sosyal medya hesaplarımı takip edebildim. Mesaj ve yorumlarına cevap veremediğim tüm dostlarımın, okurlarımın ve takipçilerimin affını ve anlayışını istirham ediyorum.

Umutla beklediğim ve çok güzel geçeceğine inandığım 2020’nin Aileme, Dostlarıma, sevdiklerime, sevenlerime, Türk Milletine, Özbek Kardeşlerimize, İslam Alemine ve tüm insanlığa sağlık, huzur, mutluluk, adalet, demokrasi, barış, birlik, başarı, refah, bol kazanç ve bereket getirmesini diliyor, yeni yılınızı can-ı gönülden kutluyorum, inşallah her şey gönlümüzce olacak.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
31 Aralık 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | KIZILCIK ŞERBETİM KALMADI, 2020’de ALIP GELECEĞİM için yorumlar kapalı

UMUT YAHUT 19 MAYIS


UMUT YAHUT 19 MAYIS

19 Mayıs 1919’da umut güneşi Samsun’dan doğmuş ve her şey çok güzel olmuştu.

Bugün yine bir 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz…

ve de Ata’mızın Samsun’a çıkışının 100. gurur yıldönümünü.

Gençlerimize ve benim gibi, kendisini her daim genç hissedenlere kutlu ve mutlu olsun.

Hiç şüphe yok ki, yine her şey çok güzel olacak!

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
19 Mayıs 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | UMUT YAHUT 19 MAYIS için yorumlar kapalı

4 ADIMDA DEMOKRASİ AYIBI!

4 ADIMDA DEMOKRASİ AYIBI!

1-Demokrasi bizim için amaç değil araçtır.

2-Amacımıza ulaşana kadar Demokrasiye bağlıyız.

3-Demokrasi bir tramvaydır, istediğimiz durakta ineriz.

4- DUR VATMAN! YSK DURAĞINDA İNECEK VAR!

Sahi; İstanbul’daki AKP’li 24 ilçe de mi iptal?
#YSKnediyecek

Yazılarım kategorisine gönderildi | 4 ADIMDA DEMOKRASİ AYIBI! için yorumlar kapalı

“MART’IN SONU BAHAR” DEMİŞTİK, GELDİ VE ÇARPTI!


“MART’IN SONU BAHAR” DEMİŞTİK, GELDİ VE ÇARPTI!

Görünen o ki, 31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul’u, Ankara’yı, Antalya’yı, Adana’yı, Mersin’i ve Bolu’yu da kaybeden AKP’yi bahar çarpmış.

Yoksa (hamdolsun bizim değil ama) kendilerine oy veren milyonlarca seçmenin aklıyla alay edercesine; “Türkiye 2023’te 500 milyar ihracat hedefine ulaşacaktır” diye afaki bir açıklama yapmalarının başka izahı olamaz.

Bu ülke hayali ihracat yapanları görmüştü ama “hayali ihracat hedefi” açıklayan bir iktidarı, ilk kez AKP sayesinde görüyor.

82 milyon Türk Vatandaşının ütopik ve de matematik ötesi bu hedefe inanmasını beklemek, gerçeklerle iç içe yaşayan 34 yıllık bir ihracatçı olarak benim içimi acıttı.

Allah aşkına biraz samimi ve gerçekçi olun! Hedefler ulaşmak ve aşmak içindir, gerisinde kalıp ta demoralize olmak için değil!

Ve de kimsenin beni aptal yerine koymaya hakkı yoktur ki, buna sayın Cumhurbaşkanı da dahildir.

2013 yılında Ekonomi Bakanı sayın Zafer Çağlayan başkanlığında Sapanca’da düzenlenen çalıştaya davet edilen 80 kişiden biriydim. (www.gazeteoku.com/yazar/fatos-karahasan/turkiye-markasi-nasil-konumlanacak/52869)

O yıl 151 milyar Dolar olarak gerçekleşen toplam ihracatımızın, 10 yılda 500 milyar Dolar’a çıkarılması hedefi hepimizi heyecanlandırıyordu.

Bu hedefe inanmamızı sağlayan da; Dış Ticaretten Sorumlu eski Devlet Bakanı sevgili Kürşad Tüzmen ve TİM eski Başkanı sevgili Oğuz Satıcı’nın liderliğinde, 2000 yılındaki 27.774.906.045 Dolar’lık ihracatı, 2008 yılında 132.027.195.626 milyar Dolar’a yükselten Türkiye’nin yarattığı, o muhteşem başarı öyküsü idi.

Öyle ya, sadece 8 yılda yüzde 475 ihracat artışı ile kalkınmakta olan ülkelerin idolü haline gelen Türkiye’nin, 10 yılda yüzde 380’lik yeni bir başarıya daha imza atacağına inanmayıp ta ne yapacaktık?

Çalıştayda beyin fırtınaları eserken, ben de 2004 yılından beri yaşamakta olduğum Çin’de Türk ürünlerinin pazar paylarını artırması için geliştirdiğim; “Şanghay Türk Ticaret Merkezi” ve “Genel Türk Ürünleri Fuarı” (www.Gen-Turk.com) gibi ihracat odaklı projelerimi ve de Çin pazarına ilişkin tespitlerimi, yaşanan sorunları ve emek vererek hazırladığım çözüm önerilerimi paylaşmıştım.

Eğer naçizane tavsiyelerime kulak verilseydi, zerre kadar abartmadan söylüyorum, bugün Türkiye’nin Çin’e ihracatı 10 milyar Doları aşmış olurdu, fakat ne yazık ki kendim söyledim, kendim dinledim, istatistikler geçen yılın sonunda ihracatımızın 2,9 milyar Dolar’da kaldığını söylüyor; www.mfa.gov.tr/turkiye-cin-halk-cumhuriyeti-ekonomik-iliskileri.tr.mfa

2013 yılında 151 milyar Dolar (www.cnnturk.com/ekonomi/genel/ihracat-2013de-151-7-milyar-dolar-oldu) ihracat yapan Türkiye’nin, hizmet ihracatı da toplam ihracat rakamlarına dahil edilmesine rağmen, 5 yılda gerçekleştirdiği artış sadece 17 milyar Dolar’la (www.cnnturk.com/ekonomi/turkiye/son-dakika-2018-yili-ihracat-rakamlari-aciklandi) sınırlı kalmıştır.

Bu vesileyle vurgulamak isterim ki, 5 yılda sadece yüzde 11 artan ihracatın yetersizlik tablosu bu kadar net olduğu halde, hala daha her ay “ihracat rekoru kırdık” babında açıklamalar yaparak rakamları gerçek değerinin üzerinde yorumlamak Türkiye’ye yakışmıyor. Alışkanlık haline gelen bu hatalı davranış, ayrı bir yazı konusu olacak kadar üzüntü vericidir.

Sonuç olarak, AKP iktidarının vizyonu çerçevesinde tüm imkanlarını kullanarak son 5 yılda gerçekleştirdiği ihracat artışı sadece yüzde 11 iken, önümüzdeki 4 yıl içinde yüzde 298 (ikiyüz doksan sekiz)’lik bir artış gerçekleştireceğini ilan etmesi akıllara ziyandır.

Allame-i cihan olmanıza veya iktisat fakültesinde doktora yapmanıza gerek yok!

Keşke! Keşke! Keşke mümkün olsa ama yılda yüzde 2,5 civarı bir büyüme hedefi bulunan ve toplam ihracatı 168 milyar Dolar olan Türkiye’nin, 4 yıl içinde 500 milyar Dolar ihracat yapabilir hala gelebilmesi için önce 2,5 trilyon Dolar’lık Milli Gelir düzeyine ulaşması gerekiyor.

Ancak 849 milyar Dolar’a gerileyen GSMH düzeyi ile G20 üyesi ülkelerden biri olma vasfını dahi kaybetmekle karşı karşıya kalan Türkiye’nin 2023’te bu hedefi yakalayabilmesinin gayrikabil/imkansız/olanaksız/namümkün olduğunu bir ilkokul çocuğu bile görebilir.

Durum böylesine vahimken, hala daha o ütopik hedefe ulaşacağımızı söylemekle aklımıza iltifat edilmediği aşikardır.

Nasıl ki Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliyse, Yaz’ın gelişi de Bahar’dan bellidir. Hani; “Mart’ın sonu Bahar” demiştik ya, o yüzden hatırlatayım dedim.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
2 Mayıs 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | “MART’IN SONU BAHAR” DEMİŞTİK, GELDİ VE ÇARPTI! için yorumlar kapalı

“BU DA GEÇER” DEMİŞTİM, GEÇTİ…


“BU DA GEÇER” DEMİŞTİM, GEÇTİ…

Geçirdiğim kalp krizi sonrası benim için endişe edip ziyaretime gelen, telefonla arayan ya da sımsıcak mesajlar yağdıran, böylece o zor günleri aşabilmem için duaları ve samimi mesajları ile iyileşmeme katkıda bulunan tüm sevdiklerime ve sevenlerime gönül dolusu teşekkürlerimi gönderiyorum, Allah hepinizden razı olsun.

Son paylaşımımda; “bu da geçer” demiştim, hastalık sürecinde hem kalbim hem de ciğerlerim yıprandığı için iyileşmem biraz uzun sürdü ama hamdolsun geçti.

Şimdi kaldığım yerden mücadeleme devam edeceğim, ilk hedefim de Mayıs’ın ikinci yarısında başlayacak olan kiraz ihracatlarımız olacak, inşallah bereketli bir sezon yaşayacağız.

Atalarımızın dediği gibi; “her şeyin başı sağlık”, lütfen siz de sağlığınıza dikkat edin, o meret gitti mi, geri gelmek için binbir naz yapıyor.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
26 Nisan 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | “BU DA GEÇER” DEMİŞTİM, GEÇTİ… için yorumlar kapalı

GÖZLERİM HİÇ BU KADAR ÇÖKMEMİŞTİ


GÖZLERİM HİÇ BU KADAR ÇÖKMEMİŞTİ

Grip dediğin nedir ki?
Alt tarafı;
biraz öksürük, tıksırık, hapşırık,
biraz ateş, titreme, terleme,
biraz da halsizlik.

Değil mi?

Hatta bir de griple dalga geçeriz;
“İlaç kullanırsan bir haftada çabucak geçer,
ama kullanmazsan 7 gün süründürür!” diye.

Ama kazın ayağı öyle değil işte!

Öyle olsaydı, bu kış sadece Fransa’da 2.800 kişi gripten ölür müydü?

Hayatım boyunca defalarca grip olduğum için, Kasım ayından sonra Ocak’ta da grip olunca pek şaşırmadım ve yine aynı ilaçları kullanarak iyileşmeye çalıştım.

Ancak bu defa ters giden bir şeyler vardı, iyileşmek bir yana daha da kötüye gittiğimi fark edince hastaneye gittim.

İyi ki de gitmişim…

Sonrasını biliyorsunuz;
zatürreye bir adım kala, bronşit teşhisi,
5 günde üçer serum, ilave ilaçlar,
ve hergün 19-20’lere çıkan tansiyon sorunu,

Derken…

Son gün, ikinci serumun sonunu göremeden gelen,
Hayatımın ilk ve inşallah (!) son kalp krizi…

O an hissettiğim çaresizliği anlatmak gerçekten çok zor…

Önce göğsümde, sonra sırtımda hissettiğim ağrı koluma da vurunca,
Ne yapacağımı şaşırdım.
Sanki, biri boğazımı sıkıyor gibiydi,

Bir yandan nefes alıp vermenin zorluğu,
Öte yandan, onca tecrübeye rağmen panikleyen hemşirenin gözlerindeki çaresizlik,
Bana da “tamam” dedirtti, “galiba son durak burasıymış…”

Sadece birkaç dakika sürmesine rağmen,
Adeta birkaç yıl gibi uzun gelen,
Çok tatsız bir zaman dilimiydi…

İlk aklıma gelen ailemdi,
Onları bir daha görememe düşüncesi bile, inanılmaz ağır geldi.
Kalbimin daha da sıkıştığını hatırlıyorum…

Bir de, ölümden değil de,
Gurbet elde ölüp, Muğla’ma gömülememekten korktum…

Sonra…
Taşkent’in en iyi kardiyoloğu olan profesörün,
Yine 5 gün süren serum, iğne ve ilaç tedavisi ile hayata döndüm.
O’na,
beni O’na götüren Harzemşah Türk’ü doktor Serdar’a,
Özbek hemşire Şehrazat ve kardeşi Alişer’e
ne kadar teşekkür etsem azdır, Allah onlardan razı olsun.

Ancak…
İkinci serum tedavisini takip eden 15 gün içinde iyileşeceğimi umut ediyordum ama öyle olmadı.

Ne yazık ki;
kriz kalbimi,
bronşit te ciğerlerimi fena yıpratmış.
Nefes alıp verişlerim hala düzelmedi
yüksek tansiyonla hala başım dertte
ve çabuk yorulma sorunum devam ediyor.

Fotoğrafta görüldüğü üzere,
Gözlerim, hayatım boyunca ilk kez bu kadar çöktü.
Görünen o ki, iyileşmek zaman alacak…

Ama yine de çok şanslıyım,
çünkü görmede sıkıntı yaşamıyorum.
Ne mutlu bana ki,
Hayatımın en zor günlerini yaşarken bile;

Öyle “adam”lar gördüm, üstlerinde elbise yoktu,
Öyle elbiseler gördüm, içlerinde insan yoktu!

Zafer KARADAĞ olmak, işte böyle bir şey,
Hiçbir zorluk, hayata “bardağın dolu kısmı”ndan bakmama engel olamadı,
Kalp krizi bile…

Uzun sözün kısası…

Evet, fiziken ve ruhen çok yıprandım,
ama
hiçbir yere gitmiyorum!
Daha yapacak çok işim,
ulaşacak çok hedefim,
doğduğum topraklara, aileme ve dostlarıma ödenecek borçlarım
ve
tahsil edilecek, maddi ve manevi alacaklarım var.

Velhasılı…
Allah’ın izniyle, 74 yaşıma kadar sizinleyim.

Şaşırmayın…
Bunu ben değil;
daha 3 yaşında bir çocuk ve
25 yaşında yeni evli genç bir adamken,
her iki sefer de,
inanılmaz bir şekilde aynı şeyleri söyleyen ve;
5, 11, 20 ve 38 yaşımda başıma gelen ölümcül hastalıkları ve kazaları önceden bilen
“Yıldızname”m söylemişti.

Ama siz siz olun, sakın Yıldızname’ye baktırmayın.
Çünkü hiçbir faydası olmadığı gibi, insana ağır bir yük daha yüklüyor.
Ayrıca, kim ne derse desin, sadece Allah’ın dediği olur…

Mayıs ortasında başlayacak kiraz ihracatlarımızı bekleyen müşterilerimiz var,
Bu iş, benim ve şirketimiz için hayati önem taşıyor.

İhracat sezonu bitince de,
Yıllardır üzerinde çalıştığım çok özgün bir turizm projesini hayata geçireceğim.
Belki hatırlarsınız, “MUĞLA’YI MARKA ŞEHİR YAPMAK” gibi iddialı bir projem vardı (http://harclik.net/?p=735)
ve inşallah ölmeden önce bunu gerçekleştireceğim.

Lütfen dualarınızı esirgemeyin ki, bir an önce turp gibi olabileyim ve kaldığım yerden yoluma devam edebileyim.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
10 Mart 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | GÖZLERİM HİÇ BU KADAR ÇÖKMEMİŞTİ için yorumlar kapalı

SAKIN GRİP DEYİP GEÇMEYİN


SAKIN GRİP DEYİP GEÇMEYİN

Merhabalar, sizlerden gelen çok sayıdaki mesaja tek tek cevap veremediğim için, bu zorunlu açıklamayı yapmak istedim.

20 gün önce basit bir soğuk algınlığı gibi başlayan gripal problem, aldığım ilaçlara rağmen bir haftada düzelmeyince, Taşkent’in en iyi hastanelerinden birine gittim.

Çekilen röntgen sonrası bronşit olduğumu ve zatürreye bir adım kaldığını öğrenince sevineyim mi, üzüleyim mi bilemedim.

Ne yazık ki, 3 yıl önce Şanghay’da geçirdiğim zatürrenin kalıntıları sorunu yeniden tetiklemiş.

Doktorun acil olarak başlattığı serum+iğne+hap tedavisi kapsamında hergün üçer tane serum almaya başladım.

Ancak ilk 4 gün boyunca 10/11 – 18/19 seviyelerine çıkarak beni zorlayan yüksek tansiyon yetmezmiş gibi, son gün ikinci serumun sonunu getiremedim çünkü o ağır ilaçların bedeli olarak küçük bir kalp krizi geçirdim.

Sağolsun Özbek dostlarım beni ünlü bir kardiyolog profesöre götürdüler.

Hem kalbimin, hem de ciğerlerimin yıprandığını söyleyen kardiyolog, dün akşamdan itibaren yine 5 gün sürecek yeni bir serum+iğne+hap tedavisi başlattı.

İnşallah bu ilaçlarla 2-3 hafta içinde iyileşeceğim ama lütfen siz de dualarınızı esirgemeyin.

Unutmayın, her şeyin başı sağlık ve gitti mi, geri dönüşü kolay olmuyor.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
5 Şubat 2019, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | SAKIN GRİP DEYİP GEÇMEYİN için yorumlar kapalı

DOSTLARINIZIN, ARKADAŞLARINIZIN EKSİLMEYİP ARTTIĞI BİR YENİ YIL DİLERİM.


Arkadaşın, el uzatıp seni yerden kaldırandır.

Dostun ise, sen daha düşerken el uzatandır.

2019’da Aileniz, Dostlarınız ve Arkadaşlarınızla birlikte,
sağlık, sevgi, mutluluk, neşe, huzur, barış, umut, hoşgörü,
başarı, bol kazanç ve bereket dolu yıl geçirmenizi diliyorum.

Selam ve sevgilerimle.

Zafer KARADAĞ
www.harclik.net
30 Aralık 2018, Taşkent

Yazılarım kategorisine gönderildi | DOSTLARINIZIN, ARKADAŞLARINIZIN EKSİLMEYİP ARTTIĞI BİR YENİ YIL DİLERİM. için yorumlar kapalı